Skip to content

Vaka Analizi: Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğuna İlişkin İç Soruşturmadan Sorumluluk Kararına ve Cezai Kovuşturmaya Uzanan Süreç

İlgili Alan

İlgili Kişiler

Paylaş

  1. GİRİŞ

Gebze Ticaret Mahkemesi, 10 Nisan 2025 tarihinde (2023/111 Esas ve 2025/320 Karar numaralı karar) Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK“) 553. ve 626. maddeleri uyarınca şirket yöneticilerinin kişisel sorumluluğuna ilişkin önemli bir karar vermiştir. Bu kararda müvekkilimizi (i) şirket içi dolandırıcılık soruşturması, (ii) işten çıkarma prosedürü, (iii) yöneticinin zorla işten çıkarılması davası, (iv) ceza soruşturması, (v) hukuk davası, (vi) ceza kovuşturması ve (vii) tahsilat prosedürü konularında başarıyla temsil ettik.

Müvekkilimiz, merkezi Avrupa’da bulunan (“Şirket“) ve kontrol hissesine sahip olduğu iştiraki aracılığıyla Türkiye pazarında faaliyet gösteren çok uluslu bir orman ürünleri şirketidir.

Dolandırıcılık şüphelerine dayanarak, müvekkilimize öncelikle Şirketin temsile yetkili tek müdürüne karşı yürütülen bir iç soruşturmada yardımcı olduk ve bu soruşturmada (i) finansal verileri, (ii) kanıt niteliğindeki e-postaları ve (iii) davaya delil teşkil eden ve dolandırıcılık eylemlerinin temelini oluşturan diğer birçok belgeyi Cerebra CPAs & Advisors (“Cerebra“) ile birlikte çeşitli yöntemlerle topladık.

Aşağıda, söz konusu tek müdürün hileli ticari faaliyetleri nedeniyle açılmış ve başarıyla sonuçlanmış hukuk davasının ve ceza soruşturmasının yasal yolculuğuna ait detayların tamamını bulabilirsiniz.

  1. İÇ SORUŞTURMA AŞAMASI

Müvekkilimiz, söz konusu tek müdür tarafından kendisine çok az veri sağlanan denizaşırı bir şirkettir.

İç soruşturma sürecindeki tek kanıt tek müdürün kendisi ve işe aldığı ve kendi yönetimi altında çalışan çalışanlar tarafından sağlanan verilerdi. Süreçleri anlamak adına çok daha fazlasına erişilmesi gerekmekteydi. Cerebra’ya küresel bir birleşme ve satın alma işlemi kisvesi altında talimat verdik ve gerekli tüm verileri ve ticari istihbaratı toplu olarak toplama fırsatına sahip olduk.

İç soruşturmanın bir parçası olarak Cerebra ile birlikte direktör ve çalışanlarla görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmeler sırasında tek müdür, şirketin muhasebecisiyle görüşülmesini engelledi ve sadece kendisinin ve ekibinin soruları yanıtlamasına izin verdi. Israrlı çabaların ardından muhasebeciye ulaşıldı.

Müdür, yapılan görüşmeler sonucunda müşteriler ve tedarikçiler ile olan iletişim sözlü olarak yürütüldüğünü bildirdi. Zorunlu belgeler (faturalar ve çekler gibi) dışında, kanıt olabilecek hiçbir destekleyici belgenin mevcut olmaması ve yöneticinin erişimi engelleme girişimlerinin bulunması durumlarına rağmen, Şirketin kayıtları olağanüstü bir çaba ve titizlikle elde edildi.

  1. MÜDÜRÜN MAHKEME KANALI İLEGÖREVDEN ALINMASI

Toplantılardan birinde, söz konusu müdür, genel müdürlük yöneticileri, çok sayıda avukat ve müfettiş ile karşı karşıya gelmiş ve başarısızlıkla sonuçlanan bir uzlaşma için pazarlık yapmıştır. Sonuç olarak, İş Kanunu’nun 25/2(e) maddesinde öngörülen dürüstlük ve bağlılığa uymayarak işverenin güvenini kötüye kullandığı gerekçesiyle işten çıkarılmıştır.

Ancak, yetkili müdür, işten çıkarılmayı kabul etmemekle birlikte şirket belgelerini teslim etmeyi de reddederek görevine devam etmeye çalışmıştır.

Bu aşamada, tarafımızca Gebze Ticaret Mahkemesi’nde şirket adına olağanüstü genel kurul talebi davası açarak müvekkile şirketin kontrolünü geri alması için hukuki yardım sağlanmıştır.

Akabinde, Gebze Ticaret Mahkemesi’nce süreci yürütmesi adına atanan kayyum vasıtası ile olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirilmiştir. Bu sayede, hile ve güveni kötü kullanma eylemlerine maruz kalan Şirketin çoğunluk hissedarı olan müvekkilimiz, tüm kurumsal ve vergi verilerine yasal olarak erişebilmiştir.

Ayrıca, tüm yönetim ekibinin başarılı bir şekilde işten çıkarılmasının ardından Şirkete yeni yöneticilerin atanması ve memurların işe alınması konusunda da müvekkile destek sağlanmıştır.

Bu bağlamda gerek hukuk davalarında gerekse ceza soruşturmalarında Cerebra’dan alınan raporlar davaları ve beyanlarımızı destekler deliller olmuştur.

  1. CEZA SORUŞTURMASI

Görevden alma ve genel kurul sonrasında yapılan iç soruşturma ve tüm belgelerin incelenmesinin ardından, müdürün davranışının Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 (güveni kötüye kullanma) ve 158/1(h) (nitelikli ticari dolandırıcılık) maddeleri kapsamında suç teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

Cerebra tarafından hazırlanan rapor sadece zararların miktarını belirlemekle kalmayıp aynı zamanda suç duyurusunun yapılandırılmasında ve beyanların kanıtlanmasında yardımcı olmuştur.

Aşağıda, tek müdürün hangi eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma olarak değerlendirildiği sıralanmıştır:

  • Temerrüde düştüğü bilinen müşterilerden yüksek tutarlı alacakların tahsil edilememesi,
  • Karşılıksız çeklerin tekrar tekrar ve sistematik olarak yenileriyle değiştirilmesi,
  • Takipteki alacakların defterlerde tahsil edilebilir varlıklar olarak sınıflandırılması,
  • Ödeme geçmişi veya yazılı sözleşmesi olmayan müşterilere sürekli mal satışı ve teslimatı,
  • Önemli vergi yükümlülüklerinin gizlenmesi ve şirketler arası borçların eksik bildirilmesi
  • Gerçek mali durumu gizlemek için müvekkilimize verilen mali tabloların kasıtlı olarak çarpıtılması

Bu eylemler, Türk Ceza Kanunu Madde 158/1(h) (nitelikli ticari dolandırıcılık) ve Madde 155/2 (güveni kötüye kullanma) kapsamındaki suçlamaların temelini oluşturmaktadır.

Elimizdeki Cerebra raporunu ve ayrıntılı bir dilekçeyi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı‘na sunduk. Soruşturma aşaması boyunca, özellikle mali kayıtların ve şirket içi dinamiklerin teknik karmaşıklığı göz önüne alındığında, savcı ile sürekli iletişim halinde olunması gerekmiştir.

  1. HUKUK DAVASI

Türk Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK“) 109. maddesi uyarınca kısmi dava açarak en uygun maliyetli prosedür izlenmiştir. Akabinde, TTK’nın 180. maddesi uyarınca da ıslah yoluyla davada %100 başarı elde edilmiştir.

Mahkeme sürecinde üç ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyeti, Cerebra’nın raporunu da dikkate alarak Şirket’in kayıtlarını, gelir ve gider tablolarını, banka hesap özetlerini ve muhasebe politikalarını incelemiştir.

Bilirkişiler, zararın doğrudan müdürün kusurlu davranışından kaynaklandığını ve TTK’nın 553. maddesi uyarınca kişisel sorumluluğun doğduğunu doğrulamıştır.

Mahkeme, bilirkişilerin incelemesinin ardından, Cerebra’nın raporuyla uyumlu olarak, aşağıdaki gerekçelere ve ek olarak düzenlenen iddianame gerekçelerini de hukuk davasının yasal dayanağı olarak kabul etmiştir:

  • Yöneticilerin anlaşmaya varmak veya tahsil edilemeyen alacakları tahsil etmek için herhangi bir girişimde bulunmaması,
  • Özen yükümlülüğünün ihlali,
  • Davalının ihmalkâr davranışının Şirketin zarar görmesine neden olması,
  • Tahsil edilemeyen tutarların muhasebe kayıtlarında alacak hesaplarına geri aktarılmış olması ve müvekkile “tahsil edilebilir alacaklar” olarak yanlış raporlanması.

Mahkeme kararında, TTK’nın 553. ve 626. maddeleri uyarınca müdürlerin görevlerini özenle yerine getirmeleri, dürüstlük kuralına uygun olarak şirketin menfaatlerini korumaları ve basiretli bir tacir gibi hareket etmeleri gerektiğini vurgulamıştır. Bu durum Yargıtay içtihatları ile de uyumludur.

Kararda ayrıca, yönetici sıfatının sadece yetki değil sorumluluk da gerektirdiği, şirket yönetimi sırasındaki pasif davranışların ihmal olarak değerlendirilebileceği, hâkim ortağa yöneltilen suçlamaların sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı ve zarara doğrudan sebebiyet verilmemiş olsa dahi hatalı yönetim nedeniyle tazminat sorumluluğunun doğduğu özellikle vurgulanmıştır.

Şirketin tahsil edilemeyen alacakları ve kullanılmayan fonlar nedeniyle uğradığı toplam 8 haneli zarar, büyük bir ticari faizle birlikte Şirket lehine hükme bağlanmıştır.

Özetlemek gerekirse, iç soruşturmada toplanan deliller ve bunların hem ceza hem de hukuk mahkemelerine uygun bir şekilde sunulması bu kararın alınmasına yol açmıştır. Böylece, müdürün sorumluluğuna ilişkin emsal teşkil eden bir ilk derece kararı elde edilmiştir.

  1. KOVUŞTURMA

Her ne kadar ülkemizde adalet idealden daha yavaş işlese de dava -ticari nitelikte olmasına rağmen- kapsamlı bilirkişi raporları ve delillere dayanan iddianame ile hızlı bir şekilde düzenlenmiştir.

İddianamede, müdürün güveni kötüye kullanma suçunu işlediği belirtilmekte ve kendisine karşı uygun yasal yaptırımların uygulanması talep edilmektedir. Bu eylemlerin bir sonucu olarak, iddianame kabul edilip kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Mahkeme şu anda müdürün cezai sorumluluğunu belirlemek için delilleri incelemektedir. Devam eden süreç, müdürün sorumluluğunu cezai anlamda da bir kez daha ortaya çıkarmak ve müvekkilimiz için adaleti sağlamayı amaçlamaktadır.

  1. İCRA AŞAMASI

Hukuk davası sonucunda, anapara, işlemiş faiz, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretleri de dahil olmak üzere 8 haneli oldukça yüksek bir maddi tazminat icra takibine konu olmuştur İcra takibi nihai haciz aşamasına gelmiştir. Haciz işlemleri devam etmektedir.

  1. SONUÇ

Müvekkilimiz şirketin müdürün sorumluluğu ile zarara uğradığını tespit etmesi akabinde derhal çalışmalarımıza başladık ve Türkiye’deki yasal işlemlerin tipik süresini göz önünde alındığında süreci çok kısa bir sürede başarıyla tamamladık.

Bu başarı, deneyimli bir hukuk ve soruşturma ekibinin iş birliği, uzmanlığı ve verimliliği sayesinde mümkün olmuştur. Cerebra gibi uzman bir firmanın uzmanlığı ve uygun vaka yönetimi olmasaydı, uzmanların böylesine kapsamlı bir soruşturma yürütmesinin ve davanın çözüme kavuşturulmasının yıllar alabileceği somut bir gerçekliktir.

Av. Ece Akbaba

Av. Mahmut Barlas